T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Kayseri Müze Müdürlüğü

MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ ADI

KAYSERİ MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ

Müze Müdürlüğü İletişim Bilgileri

Adres: Gültepe Mah.Kışla Cad.No:2 Melikgazi/KAYSERİ
Tel: (0352) 222 21 48/49
Faks: (0352) 232 48 12
e-posta:
kayserimuzesi@kultur.gov.tr

Müze Müdürlüğü Merkez Müzesine ilişkin genel bilgiler

 

Arkeoloji Müzesi

Bir Selçuklu eseri olan Hunat  Hatun  Medresesininonarımı yapıldıktan sonra,  1 Mart 1930 tarihinde resmen müze olarak kullanılmaya başlanır. 1937 yılına kadar "Depo Müze" olarak faaliyette bulunan medrese,eserlerin kronolojik ve bilimsel tasnifinin yapılmasından sonra 1938 yılında ziyarete açılır.Eserlerin gün geçtikçe çoğalması, müze teşhir ve depolarında yer temininde güçlükler doğurunca, 1965 yılında Melikgazi İlçesi Gültepe Mahallesi, Kışla caddesinde yeni bir müze binası inşasına başlanır. Müze inşaatının tamamlanması, eski müzedeki eserlerin yeni müzeye nakledilerek teşhir ve tanziminden sonra, 26 Haziran 1969 tarihinde Arkeoloji Müzesi olarak ziyarete açılır.

Bugün hala faaliyette bulunan ve tamamı arkeolojik olan eserler iki salon ve bahçede teşhir edilmektedir. Birinci salonun girişinde Kalkolitik(M.Ö.5500-3000) ve Eski Tunç Devrine ait (M.Ö.3000-2000) Polikrom ve Monokrom seramikler ile  su Mermeri (Alabastron) idoller yer alır.Büyük salonda ; Kültepe Örenyerinde 1948 yılından beri yapılan düzenli kazılarda açığa çıkartılan Asur Ticaret Kolonileri devrine ait (M.Ö.1950-1750) eserler tipolojik olarak sergilenmektedir. Bunlar arasında çivi yazılı tabletler,boyalı ve boyasız, pişmiş topraktan yapılmış, yuvarlak, yonca ve gaga ağızlı testiler, vazolar, meyvelikler, silindir ve damga mühürler,hayvan biçimli içki, kapları (ryton), madeni eşyalar ve kalıplar ile İmamkulu Hitit kaya kabartması mulajı önemli bir yer tutar.Aynı salonun güney bölümünde; Kültepe, Kululu ve diğer merkezlerden getirilmiş Geç-Hitit devrine (M.Ö.1200-700) ait heykellere, kabartmalara ve hiyeroğlif stellere yer verilmiştir. İkinci salona geçişi sağlayan koridorda Kültepe’ den çıkartılan Frig Devri(M.Ö.750-300) seramikleri görülür.

İkinci salonda; Kayseri çevresinden toplanmış, Helenistik (M.Ö.330- 30),  Roma (M.Ö.30-M.S.395) ve Bizans (395-1071) dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında kıymetli madenlerden yapılmış ziynet eşyalarını, cam şişe ve kolyeleri, mermer heykel ve heykel parçalarını,bronz figürinleri ile Herakles Lahdini sayabiliriz.

Bahçede ise; Hellenistik,Roma ve Bizans Çağına ait, mermer heykeller, mezar stelleri, pişmiş toprak iri erzak küpleri ile Tümülüs Mezar örnekleri sergilenmektedir.

Merkez Müzede bulunan eser sayısı

 

Arkeolojik Eser Sayısı: 8.903
Tablet: 117
Sikke: 19.499
Mühür ve Arşiv Vesikası: 350
Toplam Env.Eser Sayısı: 28.869
Etütlük Eser Sayısı: 2.274

Müze Müdürlüğüne bağlı birimlerin adları  

Etnoğrafya Müzesi (Güpgüpoğlu Konağı)
Atatürk Evi Müzesi
Kültepe Örenyeri
Soğanlı Örenyeri

Müze Müdürlüğüne bağlı birimlerin iletişim bilgileri

Birim Adı ve Adresi
Etnoğrafya Müzesi
(Güpgüpoğlu Konağı)
Cumhuriyet Mah. Tennuri Sokak.Melikgazi/KAYSERİ
Tel: (0352) 222 95 16
e-posta:
kayserietnografyamuzesi@kultur.gov.tr

Birim Adı ve Adresi:
Atatürk Evi Müzesi
Cumhuriyet Mah.Tennuri  Sokak.No:43
Tel: (0352) 222 04 56
e-posta:
kayseriataturkevimuzesi@kultur.gov.tr

Birim Adı ve Adresi:
Kültepe  Örenyeri 
Karahöyük(Karaev) Köyü  Kocasinan/KAYSERİ

Birim Adı ve Adresi:
Soğanlı Örenyeri 
Soğanlı Köyü Yeşilhisar/KAYSERİ 

Müze Müdürlüğüne bağlı birimlere ilişkin genel bilgiler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ETNOĞRAFYA MÜZESİ (GÜPGÜPOĞLU KONAĞI):

İlimiz, Melikgazi İlçesi,Cumhuriyet Mahallesi,Tennuri Sokakta yer alan bina, 1976 yılında Kültür Bakanlığınca kamulaştırılmış ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir. Daha sonra yapılan restorasyon çalışmalarından sonra konağın batı tarafı 18 Mayıs 1995 günü teşhir ve tanzimi yapılarak  Müze-Ev olarak ziyarete açılmıştır.3 yıl sonra Bakanlık emirleri gereğince, daha önce Hunat Medresesinde bulunan Etnoğrafya Müzesi 18 Mayıs 1998 tarihinde  konağın doğu kısmı ikinci katına taşınarak hizmet vermeye başlamıştır.

Konak, Selamlık ve Haremlik olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.Bugün girişte sağ tarafta bulunan Haremlik Bölümü “Müze-Ev” olarak, sol tarafta bulunan Selamlık Bölümü de “Etnoğrafya Müzesi” olarak kullanılmaktadır.

Müze, binanın ikinci katındadır ve taş basamaklı ahşap korkuluklu bir merdiven ile çıkılmaktadır.Odalar, orta hol çevresinde düzenlenmiştir.Holün  kuzeyinde yarı açık  bir köşk vardır.

Holün doğusundaki büyük odada cam, çini,ahşap ve madeni eserler,ikinci odaya giriş koridorunda, ateşli,kesici ve delici silahlar ile erkek kıyafetleri, ikinci küçük odada ise kadın süs eşyaları ile kadın kıyafetleri sergilenmektedir.

Holün güneyinde girişte yer alan büyük odada, İslam  Devletlerine ait sikkeler kronolojik bir sıra halinde,diğer küçük odada ise el yazma Kuran-ı Kerimler, yazı takımları ve icazetnameler yer almaktadır.Holün batısındaki büyük oda da bakır ev eşyaları, halı ve kilimler sergilenmektedir.           

KAYSERİ ATATÜRK EVİ

Melikgazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Tennuri sokakta yer alır. İmamzade Raşit Ağa Konağı olarak  bilinen ev XIX. Yüzyılda yapılmış Geç Osman lı Dönemine ait  eski bir Türk evidir.

1976 yılında Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiş, 1978 yılında da Kültür Bakanlığınca kamulaştırılmıştır. Daha sonra konakta restorasyon çalışmaları yapılmış ve 1983 yılında “Atatürk Evi” olarak ziyarete açılmıştır. 19 Aralık 1998 günü de binanın ikinci katı tekrar düzenlenerek “Atatürk Müzesi” olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Aynı malzeme ve işçilikle yapılmış birçok Kayseri evinden, bugün ayakta kalabilen birkaç evden birisi olan bina, ilginç mimari özelliklere sahip,el işçiliği fazla olan,yerel özelliklerin etkisinde kalarak yapılmış bir sivil mimarlık yapısıdır. Konak, kültürel öneminin yanı sıra, Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ağırlanması bakımından tarihi öneme sahip bulunmaktadır. 19-20 Aralık 1919 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk Heyet-i Temsiliye  adına Kayseri’ye ilk gelişlerinde bu konakta iki gece misafir olmuştur.

KÜLTEPE ÖRENYERİ

Mezopotamya’nın kuzeyine yerleşmiş olan Asurlular, Anadolu’da “Karum” adını verdikleri büyük ticaret kolonileri kurmuşlardır.Bunlar arasında Kültepe/Kaneş-Karum’u diğerlerini de denetim altında tutan bir merkezdi ve doğrudan Asur’a bağlıydı.

Kültepe;Kayseri-Sivas doğrultusunda, tarihi doğu-batı yolunun üzerinde, son yıllarda büyük bir gelişme gösteren Kayseri’nin 8 km kuzeydoğusundadır. Antik Çağ Anadolu’sunun en büyük kentlerinden birisi olan Kültepe  iki kısımdan oluşmaktadır. 500 m çapında 20 m yüksekliğinde, Kaniş Prenslerinin ve yerli halkın oturduğu yukarı şehir birinci bölüm ve höyüğün kuzeydoğu, güneydoğu eteklerine kurulmuş olan, Asurlu tüccarların  oturduğu bir tür aşağı şehir görünümündeki “Karum Alanı” ikinci bölümü oluşturmaktadır.

M.Ö 3. binin sonlarına doğru Anadolu ile Mezopotamya arasında yoğun bir ticari ilişki başladı. Bu ilişki, Anadolu’da çok sayıda Asur Ticaret Kolonilerinin kurulmasıyla doruk noktasına ulaştı. Tüccarlar Asur’dan kervanlarla kalay, kumaş ve tekstil ürünleri getirip,bunları yerli halk ile altın ve gümüş karşılığı değiştiriyorlardı..

Tarihsel açıdan Kültepe’ nin birinci derecedeki önemi, Anadolu’nun en eski yazılı kaynaklarının burada bulunmuş olmasıdır. Kil tabletler Asur lehçesinde ve çivi yazısı ile yazılmışlardır.Bu tabletlerde; ticaretle ilgili detaylı bilgiler, borç alıp-vermeler, faiz, evlenme, boşanma, veraset, esir ticareti, mahkeme kararları ve beylerle yapılan yazışmalar hakkında canlı bilgiler yer almaktadır.

Kültepe/Kaniş-Karum Örenyerinde 1948 Yılından beri Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ başkanlığında aralıksız sürdürülen kazı çalışmalarında ele geçen binlerce eser ve 20 binin üzerindeki çivi yazılı  tablet Kayseri ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmekte ve muhafaza edilmektedir. 

SOĞANLI ÖREN YERİ

Kayseri-Niğde-Nevşehir üçgeninde yer alan Soğanlı Köyü, Yeşilhisar İlçe Merkezine 15 km. mesafede, Kaya kiliseleri ve mağaraların  bugünkü evler ile iç içe girdiği bir vadi içerisinde yer almaktadır. Soğanlı Roma Döneminden itibaren yerleşim alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Vadi yamaçlarında yer alan Kaya Mekanlarını, Romalılar mezarlık, Bizanslılarda kilise olarak kullanmışlardır. Soğanlı M.S. IV.yüzyıldan itibaren  Hıristiyanlığın Kapadokya’daki merkezlerinden biri olmuş ve önemini VII ve VIII. yüzyıllarda da sürdürmüştür.Kiliselerde yer alan duvar freskleri stil açısından X-XIII. Yüzyıl dönemini yansıtmaktadır.

Soğanlı’da kayaya oyulmuş pek çok kilise ve manastırlar dışında binlerce güvercinlik, mağara ve barınaklar da mevcuttur. Ihlara-Göreme ve Zelve Vadilerinde görülen kaya yerleşimlerini ve kiliselerin benzerlerini ve bunlardan farklı olarak kubbeli kaya kiliselerini de  Soğanlı’da görmek mümkündür.

Tüflerin üzerinde kurulu olan Soğanlı’da 50 ye yakın kaya kilisesi ve mağara mevcut olup, ayrıca peri bacalarının güzelliği de meşhurdur. Mağara ve kiliselerde mezarlar, İsa Peygamber ve havarilere ait resimler bulunmaktadır.

Soğanlı’da Yeralan Önemli Kiliseler
Karabaş Kilisesi,KubbeliKilise,Tahtalı   Kilise,Yılanlı Kilise,Saklı Kilise,Tokalı Kilise,Ballık Kilise,Geyikli Kilise           

Bağlı Müzelere ilişkin eser sayıları

Etnoğrafya Müzesi(Güpgüpoğlu Konağı):2 238
Atatürk Evi Müzesi: 36