T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Bursa-Celal Bayar Vakfı ve Müzesi

CELAL BAYAR

(16.5.1883 Umurbey,Bursa-22.8.1986 Istanbul)

Türkiye Cumhuriyeti'nin üçüncü cumhurbaşkanı, ilk sivil başbakanı ve yine ilk sivil cumhurbaşkanıdır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra ailesi Bulgaristan'dan Bursa'ya göç etmiş ve Gemlik'e bağlı Umurbey Köyü'ne yerleşmiştir. Babası Abdullah Fehmi Efendi, Umurbey'de müderrislik yapmıştır. Bursa'nın eşrafından İnegöllü ailesinin kızı Reşide Hanım (1887-1962) ile evlenen Celal Bayar'ın;Refi (1904-1941), Turgut (1911-1983), Nilüfer (1921- ) adında  üç çocugu olmuştur.

Celâl Bayar, Bursa'da College Francais de l'Assomption ve İpekçilik okuluna gitmiştir. çalışma hayatına Ziraat Bankası'nda başladıktan sonra, 1905 yılında Deutsche Orientbank'ın imtihanını kazanarak, burada kısa zamanda imza sahibi oldu. 1907'de İttihat ve Terakki Partisi'ne girmiştir. II.  Meşrutiyet'in (1908) ilanından sonra, önce Bursa Katibi Mesul'lüğüne getirilmiştir. Kısa bir sure bu görevde hizmet verdikten sonra, faaliyet ve sorumluluk sahası tüm Ege Bölgesi'ni kapsayacak surette, İzmir Katibi Mesul'ü olarak atanmıştır.

1919'da İzmir'in işgaline karsı koyacak hareketi örgütleyip başlatanlardan biri olmuştur. Mütareke yıllarında (1918)Galip Hoca takma adi ile bütün Ege'yi teşkilatlandırmıştır.1919'da Balıkesir Kongresi'nde Akhisar cephesi kumandanı seçilmiştir. 1919 sonunda son Osmanlı Meclisi'nde Manisa mebusu olarak bulunmuştur. Milli Misak'ı hazırlayanlardandır. 1920'de İstanbul işgal edilip, Osmanlı meclisi kapatılınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'ne Saruhan Milletvekili olarak katılmıştır. Atatürk'ün yanında yer almış olan Bayar, ömür boyu süren bir takdir ve sevgiyle Atatürk'e bağlı kalmıştır. Atatürk'ün İktisat Vekili olmuştur. (1921 - 22). Lozan Konferansı delegasyonuna ekonomi danışmanı olarak katılmış; yerinde müdahalesiyle Osmanlı borçlarının altın üzerinden ödenmesine engel olmuştur (1922).

Cumhuriyet'in ilanından sonra,İmar ve İskan Bakanı olmuştur (1924). Aynı yıl, Türkiye İs, Bankası'nın kurmuş ve Genel Müdürlüğü'nü yapmıştır.1932-1937 arası İkinci İktisat Bakanlığı döneminde Karma ekonomi'yi ihdas etmiş ve özel girişimi de destekleyen I. ve II. Sanayileşme planlarını uygulamaya koymuştur. 1937'de Atatürk'ün son başbakanı olmuştur. 1938'de Atatürk'ün ölümünden sonra, 26 Ocak 1939'da başbakanlıktan istifa etmiştir.

Bayar, istifasından 1945 yılına kadar İkinci Dünya Harbi'nin seyrini takip ederken, Ben de Yazdım adlı eserini kaleme almağa başladı. Meclis'te, mensubu olduğu Halk Partisi'nin, tek parti sistemine karşı muhalefetin öncüsü olmuştur. 1945 yılında önce milletvekilliğinden,sonra da kurucusu olup, uzun sure başbakanlığını yaptığı Halk Partisi'nden istifa etti.

7 Ocak 1946'da üç arkadaşı ile birlikte Demokrat Parti'yi kurdular. Bu girişim, çok partili siyasal yaşama geçişin temeli olmuştur. 1950 genel seçimlerinde Demokrat Parti büyük çoğunlukla iktidara gelmiş ve Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçilmiştir (1950 - 1960).Cumhurbaşkanlığı süresince diş politikada önemli girişimlerde bulunan Celal Bayar, yaptığı temaslarla Türkiye'nin dört tarafında bir güvenlik çemberi oluşturmaya çaba göstermiştir. 1951'de Kore'ye asker gönderilmiş, 1952'de Türkiye NATO'ya üye olmuştur. 1954'de Amerika'ya resmi bir ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Amerikan Senatosu'nda konuşma yapan ilk devlet adamıdır.

27 Mayıs 1960'ta askeri cunta tarafından Demokrat Parti iktidarına son verilmiş, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar bütün Demokrat Parti milletvekilleri ile birlikte hapsedilmiştir. Önce Yassıada, sonra Kayseri Cezaevi'nde olmak üzere 1964'e kadar tutuklu kalan Celal Bayar, Yassıada'da yapılan düzmece mahkemedeki cesur ve vakur tutumu ile hatırlanır. Daha sonraki yıllarında, Demokrat Partili arkadaşlarının siyasi haklarının iadesi için çalışmış ve bunda da muvaffak olmuştur.

Celâl Bayar, Türk siyasetinde daima önemli bir şahsiyet olmuş; Kayseri sonrasında yaşamını sürdürdüğü Çiftehavuzlar'daki evinde liderler ve siyasetçiler, kendisine danışmak ve tasvibini almak ihtiyacını duymuşlardır. 1961 Anayasası hükümlerine göre, cumhurbaşkanları ömür boyu senatorlük hakkına sahip oluyordu. 1974'te siyasi haklarını elde eden Celal Bayar, senatör sıfatıyla parlamentoya davet edilmiştir. Ancak halk tarafından seçilmedikçe, onun temsilcisi olunamayacağını belirterek, senatonun bu davetini reddetmiştir.

Yaşamının son anına kadar, kuvvetli hafızasını ve muhakeme gücünü muhafaza etmiştir. 22 Ağustos 1986'da 103 yaşında vefat ettiğinde, dünyanın en uzun omürlü politikacısı ve devlet adamı olarak yad edilmiştir. Ben de Yazdım adını taşıyan ve kendisinin de bizzat içinde bulunduğu Milli Mücadele yıllarını anlatan sekiz ciltlik eseri vardır.